













|
...saygideger ulusuma sunu ögütlerim ki;
bagrinda yetistirerek basinin üstüne dek çikaracagi adamlarin
kanindaki, vicdanindaki öz mayayi çok iyi incelemeye dikkat
etmekten, hiç bir zaman geri kalmasin !
Mustafa Kemal Atatürk, Söylev'den
HOSGÖRÜ (Taassupsuzluk)
Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye'de hic kimse fikirlerini zorla baskalarina kabul ettirmege
kalkisamaz ve boyle bir seye musaade edilmez. Artik samimi mutekitler (dine
inananlar, inanclilar), derin iman sahipleri, hurriyetin icaplarini ogrenmis
gorunuyorlar. Butun bunlarla beraber, din hurriyetine, umumiyetle vicdan
hurriyetine karsi hosgoru (taassupsuzluk) hasil olmus mudur ?
Bunu anlayabilmek icin, hosgorunun ne oldugunu tetkik edelim; cunku,
bu kelimenin delalet (onderlik) ettigi manayi, zihniyeti herkes kendine
gore anlamaya meyillidir. Dini hurriyeti bir hak telakki etmeyen (saymayan)
acaba kalmadi mi ?
Vicdan hurriyetinin, ruhun, Allah'in ali nufuzu altinda , dini hayati
idare icin malik oldugu haktan ibaret oldugunu bellemis olanlar, acaba
bugun nasil dusunmektedirler ? Bu gibiler, kendisi gibi dusunmiyenlere
iclerinden olsun kizmiyorlar mi ?
Bu saydigimiz zihniyette bulunduguna ihtimal verilen kimselere, hur
dusunceliler, acaba, bir teessur (uzulme) hissiyle, bir esefle (yerinmeyle)
bakmiyorlar mi ?
Bu saydigimiz gibi, muhtelif inanisli kimseler, birbirlerine, kin, nefret
besliyorlarsa, birbirlerini hor goruyorlarsa, ve hatta sadece birbirlerine
aciyorlarsa, bu gibi kimselerde hosgoru yoktur; bunlar hosgorusuzdurler
(mutaassiptirlar).
Hosgoru o kimsede vardir ki, vatandasinin veya herhangi bir insanin
vicdani inanislarina karsi, hicbir kin duymaz; bilakis hurmet eder. Hic
olmazsa, baskalarinin, kendininkine uymayan inanislarini bilmezlikten,
duymamazliktan gelir.
Hosgoru budur. Fakat hakikati soylemek lazim gelirse diyebiliriz ki,
hurriyeti hurriyet icin sevenler, hosgoru kelimesinin ne demek oldugunu
anliyanlar, butun dunyada pek azdir. Her yerde umumi (genis) olarak cari
(yururlukte) olan hosgorusuzluktur. Her yerde gorulebilen sulh manzarasinin
temeli, hosgorusuzlukle hur fikrin birbirine karsi kin ve nefreti ustundedir;
temelin devrilmemesi, kin ve nefret zeminindeki muvazeneyi (dengeyi) tutan
fazla kuvvet sayesindedir.
Bu soylediklerimizden su netice cikar ki, aramizda, hurriyet hailelerinin
(hurriyet icin ic acisi olaylarin) zail (yok) olduguna, bizim gibi dusunen
ve hissedenlerle yasadigimiza hukum vermek muskuldur. O halde gorulen,
hosgoru degil, zafin (zayifligin) dermansiz (caresiz) biraktigi hosgorusuzluktur.
Suphesiz fikirlerin, itikatlarin (inanclarin) baska baska olmasindan,
sikayet etmemek lazimdir. Cunku, butun fikirler ve itikatlar, bir noktada
birlestigi takdirde, bu hareketsizlik alametidir (isaretidir). Oyle bir
hal elbette arzu edilmez. Bunun icindir ki, hakiki hurriyetciler, hosgorunun
umumi bir huy olmasini temenni ederler. Fakat, hatta husnuniyetle (guzel
niyetle) dahi olsa hosgorusuzluk hatalarina karsi dikkatli olmaktan vazgecemezler.
Cunku, husnuniyetle, hicbir zaman, hicbir seyi tamir edememislerdir. Insanlarin,
ruhun selameti (kurtulusu) icin yakildiklarini biliyoruz. Herhalde bunu
yapan engizisyon papazlari, husnuniyetlerinden ve iyi is yaptiklarindan
bahsederlerdi; belki de cidden bu sozlerinde samimi idiler. Fakat bir hamakati
(ahmakligi) yahut bir hiyaneti (hainligi) iyi bir is kalibina uydurmak
guc degildir; en nihayet bu bir isim degistirmek meselesidir.
Iste bu sebepledir ki, hosgoruyu aldirmamazlik derecesine goturmemek
muhimdir.
Gerci hur olmak herkesin hakkidir ve bunun icin, hakiki hurriyetciler,
hurriyetci olmayanlara karsi da genis davranilmasini isterler. Fakat bunlarin
hicbir zaman elleri, ayaklari bagli oldugu halde kurbanlik koyun vaziyetine
razi olacaklari asla kabul olunmamalidir.
Unutmamalidir ki, bazi insanlar istikbali mazinin arasindan gormekte
musirdirlar (direnirler). Bunlar alakamizi kestigimiz an'anelere karsi
behemehal (ne olursa olsun ), sadakatin iadesini isterler. Bu gibi insanlar,
kendi itikat ettigi gibi, itikat etmiyen kimseleri istedikleri gibi ezemezlerse,
kendilerini cenderede hissederler.
Herhalde, hosgorunun arzu edildigi gibi, umumilesmesi, huy haline gelmesi
fikri terbiyenin yuksek olmasina baglidir.
Mustafa Kemal Atatürk
(Mustafa Kemal Ataürk'ün El Yazilari'ndan)
Hosgorunun hakim olmadigi toplumlarda birlik, beraberlik, baris , hurriyet
ve ulus egemenligi olamaz.
EGEMENLiK ULUSUNDUR
|














|