Yayin Tarihi : 22 Subat 1999

MAVi BONCUK
YA DA
NAZAR BONCUGU

nazar.JPG (3096 bytes)

18 NISAN'A DOGRU...
EN ONURLU ULUSAL  DEMOKRATIK HAREKET

ISTER SAG YAKANA,  ISTER SOL YAKANA,  ISTER BAGRINA, AMA SANA EN YAKISAN SEKILDE ... KUCUK BIR MAVI BONCUK -YA DA NAZAR BONCUGU -  TAK!    O  75. YIL ROZETINI TAKMAK KADAR KOLAY VE ONURLU BIRSEY  !
 
  Bu yazi Turk Ulus'una bir sitemdir  ve itki olmasi icin yazilmistir. Cuvaldizi once kendinize batiramiyorsaniz, lutfen okumayiniz.
 
 Yazinin Öz'üne atla

Insanlarin ortak bir  ozelligi; haksizligini, yanlisligini, adaletsizligini, zulmunu cektigi , kendisini asagilayan, hice sayan, insana deger vermeyen unsurlardaki yanlisliklari duzeltmek icin mucadele etmek yerine; katlanabildigi surece, bunlardan cektigi aci ve izdirabi yasamayi yeglemesidir.

Turkiye'de  onlarca yildir tanik oldugumuz haksizliklara, adaletsizliklere, insani asagilayici politika ve yurutumlere karsi insanlarimizin   kitle halinde bir onur mucadelesine girmemesinin en onemli nedenlerinden birisi de bu beseri gercektir. Turk  Ulusu icin bicak hala kemige dayanmamistir, aciya, politikacilar tarafindan asagilanmaya  daha tahammul etmek niyetindedir. Nereye kadar ? Umariz cok gec oluncaya kadar degil.....

18 Nisan yaklastikca politikacilarin hepsi, daha dogrusu tum Parti Genel Baskanlari ve kisiliksiz pervaneleri millete  sirin gorunme yarisina basladilar. Birer birer paketler acilmaya basladi, iclerinden neler cikiyor neler?  Aman ne demokratik,  ne insani, ne karin doyurucu, ne yaratici seyler! Aman ne  ulkeseverlik bu boyle...  Daha  neler gorecegiz bakalim?  Hepsinde oyle  soylemler var ki, insanligimizi, insanlarimizin durumunu simdi hatirliyorlar, "nurlu ufuklar, buyuk Turkiye"... Yalan, yalan, yalan!  Umitsizlige dusmus insanimiz, bu sefer belki birseyler degisebilir, degisecek diye umitlenmeyi  seciyor.  Cunki,  umit olmayan yerde yasam olmuyor.

Ama hepsi laf, klise! Ey yurttas, sana bu vaatleri yapan insanlari hic  tanimadin mi  simdiye kadar ? Gerilere git, hatirla...  Ayni politikacilar, ayni partiler  degil mi bunlar? Aylardir, TBMM'yi calistirmiyorlar, ucer aylik maaslarini  pesin aldilar... Bunu hep yaptilar, hep yapacaklar...  "Allah" diyen agizlar haramin ne oldugunu bilmiyor  mu? Uzerinde "yetimin ve sehidin  hakki" olan, alinteriyle  haketmedikleri   maaslari ceplerken bunu hangi  olculere sigdirabiliyorlar?  

Sana soruyorlar, memleketin en onemli sorunlari nedir diye. As, is,  gecim sikintisini en uste koyuyor, insanlik haklarini ve Demokrasiyi en alta atiyorsun. Yaniliyorsun, kimler kandirdi seni simdiye kadar, senin "maddi ve manevi gecim sikintinin altinda" Turkiye'de  gercek Demokrasinin , hukuk Devletinin ve   insanlik haklarinin  olmamasi yatiyor, bunu anlamiyorsun. Demokrasiyi, insanlik haklarini sana luks diye yutturanlar var. As ve is istiyorsan once   Demokrasiye , Hukuk Devletine, insanlik haklarina sahip cikmalisin,  onlari en ust siraya oturtmalisin. 

Vatandas, gozunu ac, vicdanini dinle,  aklini kullan, dusun, insanligini bil, onuruna sahip ol: 18 Nisan'da sen gercekten bir secim yapacagini, istedigin temsilcini  TBMM'ne guvenle, bilerek, taniyarak sececegini  mi zannediyorsun? Gecenlerde Istanbul'da gostermelik onsecimlerin sonucu ANAP'ta ilk 10 sirayi alan adaylara bir ANAP parti yetkilisi ne demis? "Kendileri milletvekili olmus gibi tebrik edilebilirler."  Sen hala hakimiyetin senin elinde oldugu yanilgisindasin! Secim yapilmis bile senin haberin yok, sana sadece avunasin diye 18 Nisan 'da  gostermelik "bir rol" bicmisler,  "aklini, onurunu" baska bir yerlerde birakarak onune konulana bana bu kadari layik diyerek "onay mi " vereceksin? Demokrasinin yalnizca sandiga giden insan kitlelerinin resmi olmadigini  bilmiyor musun?  Sana hep bunu yutturdular. Komunizmin en koyu zamaninda dahi Rusya'da insanlar sandiga gidiyordu. Sen gercekten bu Ulusa Mesut Yilmaz'dan , Tansu Ciller'den, Bulent Ecevit'ten, Deniz Baykal'dan, Devlet Bahceli'den, Muhsin Yazicioglu'ndan ve Erbakan'in seriklerden artik bir  hayir gelecegine inaniyor musun? Simdiye kadar geldi mi? Bundan sonra  neden gelsin?

Abdullah Ocalan yakalandi diye butun gerceklere, bu insanlarin bugune kadar gosterdikleri beceriksizliklere   bir ortu mu atacaksin? Bunlarda ne cevherler varmis   bugune kadar sakliyorlar, biz bilmiyormusuz da Abdullah Ocalan'in yakalanmasini bekliyorlarmis, simdi onlara minnet mi borclusun ki gidip oyunu hep ayni kisilere vereceksin?  Ne olmustur da mide bulandirici kisilikler birden 19 Nisan sabahindan itibaren sutle yikanmis gibi tertemiz, bembeyaz olacaklardir? Sen bu kadar saf misin? Bugune kadar Abdullah Ocalan mi engeldi bunlarin basiretsizliklerine,  ki bir bes yilligina daha Turkiye'yi bunlardan birine veya birkacina emanet edeceksin? Ne oldu ceteler, yolsuzluklar, sorusturmalar, birbirilerini aklamalar, gunlerce vergi ve maas kuyrugunda beklemeler? Cignenen hakkini ivedilikle arayip adaletten bir sonuc alabiliyor musun, seriatin kestigi parmak acimaz deyip oturtuluyor musun? Tum bunlarin nedeni Apo muydu?

Evet, Abdullah Ocalan'in yakalanmasi,  sahnedeki siyasetcilerin tum beceriksizliklerine, tum basiretsizliklerine ragmen Turk Devleti'nin bugun ayakta duran en disiplinli en guclu kurumu olan Turk Silahli Kuvvetlerinin,   bir suredir buyuk bir kararlilikla onlara dayattigi  siyaset  ve strateji zincirinin bir halkasidir, o sayede basarilmistir. Bu gercegi hicbir zaman unutma, manzaraya bakip da yanilma, senin gelecegini tikayan  fosillerden kendine kahraman yaratma, icleri bosdur, aldanma. Bulent Ecevit Turk Ulusu icin cok onemli bir donum noktasinda cicegi burnunda Basbakan olmak sansina nail olmustur o kadar...

Insallah yanilan biz olalim, goreceksiniz bunlarda bu beceriksizlik, bu ufuksuzluk varken Abdullah Ocalan'in yargilanmasini bile ellerine yuzlerine bulastiracaklar. "Pismanlik Yasasi" mi onemlidir, secim mi daha onemli? Tum dunyanin Turkiye'yi idam etmek icin firsat kolladigi bir zamanda TBMM'nin toplanamamasi ne demek oluyor, bu ne sorumsuzluk ne acillik ne ulke sevmezliktir? Uzmanlar bas bas bagiriyor, "bu ise DGM'leri karistirmadan da bu yargilama olur!" Ocalan'in korebe gibi resimleri ile dagdaki (zaten bitmekte olan ve haberi almis olan) teroristin moralini bozacagim diye, dunya kamuoyu huzurunda  propaganda yanlisi yaptigimizi neden inceden  hesaplayamiyorsunuz?Ama belki de aslinda secim yatirimi yapiyorsunuzdur! Kimdir bu kararlari alan sorumlular, sorumsuzlar? Bu  bir satranc oyunudur, Dunya politikasi artik bir satranc olmustur... Sovenist davranislarin kimseye bir faydasi yoktur, ucuz psikolojik masturbasyonlar birsey uretmez.

Simdiden, en basta medya olmak uzere, senin beynini yikamaya basladilar bile.. Sanki onune koyulanlardan baska secenegin yokmus gibi.... Ustelik bunu soyleyenler, aynen bizim gibi bu dizgeden (sistemden) sikayet de ediyorlar, bu dizge   degismelidir diyorlar.  Ama sonra donuyorlar, gene de bu insanlardan/partilerden birine oy vermekten baska bir   olanaktan bahsetmiyorlar, bahsedemiyorlar. Bu dizgeye teslim olmuslar. Kimbilir belki de  onlarin da aslinda bu kisir dongunun surmesinde cikarlari var da bir yandan senin sesin oluyor gibi gorunup ote yandan "statukonun aktorlerini" yine sana yamiyorlar.

Senin bu  insanlardan baska bir secenegin yok mu? Bunlara mahkum musun sen,  neden? Dusun, evet diyorsan veya n'apayim baska carem yok diyorsan, tekrar dusun, gercekten yapacak baska bir seyin yok mu? Adeta insanin zorla irzina gecilmesinden baska bir resme benzemeyen bu ortami artik daha nasil icine sindirebiliyorsun? Eger sindirebiliyorsan, yazik cok yazik. Cunku onurunun cignenmesine sen izin veriyorsun. Ama kim bilir, seni simdiye kadar hep cignediler, hep hice saydilar, belki insanlik onuru nedir, insanca yasamak nedir tadini almadin simdiye kadar onun icin bilemiyorsun, nereden baslayacagini bilemiyorsun.

"Eee n'apalim, Demokrasi bu, sandiga gitmesek  olmaz!  O halde gidecegiz, bunlardan birini veya birkacini yine basimiza dikecegiz, ondan sonra yine umitle bekleyecegiz,  belki bir mucize ... "  Olur , olur, "umit fakirin ekmegidir " diye bir sozumuz vardir bizim ...

"Yook, ben oyle gaflette degilim, cok bilincliyim, gidecegim 18 Nisan'da falanca partiye oyumu atacagim, cunku bu sefer biliyorum, biz kazanacagiz, benim gibi dusunenler kazanacak, artik bu insanlar uyandi, hepsi de (veya %25-30 gibisi) benim gibi dogruyu buldular, bulacaklar, en dogru secimi yapip benim partime, benim genel baskanima oy verecekler cunku o   digerlerinden farkli, hep iftiraya ugradi, bu sefer Turkiye duzluge cikacak... Abdullah Ocalan da yakalandi ya artik onumuz acilmistir,   18 Nisan bir kurtulus olacaktir" diyeceksin, etrafina ogut vereceksin:

"Bak bu sefer bu is cok ciddi... olum kalim meselesi... Git oyunu ver "diyeceksin.  "Bu sefer benim tuttugum parti kazanacak, onun icin 18 Nisan'da ben inadina sandiga gidip oyumu benim partime verecegim, simdiye kadar zaten baska hicbirine vermedim, vermem de, babam da dedem de, asiret reisim de hep ona vermis. Sen de benim partime ver."

N'olacak biliyor musun? Senin gibi dusunen milyonlarcasi da hep futbol takimi  gibi olesiye tuttuklari kendi partisine verecek... Sonuc yine dunku, bugunku gibi   olacak.  Gelsin koalisyon oyunlari, birkac ay daha onlari seyredecegiz secimden sonra. Dogaldir ki TBMM'nin ise koyulmasi yazi bulacak, sonra da yaz tatiline girecekler!  Hayir, daha kotu olacak, bu gidis gidis degil, kandirma kendini. Senin yarinini yok edebilecek, kayaliklar var onunde... Apo Turkiye'ye en buyuk kotuluklerinden birini daha  belki de iki ay sonra  18 Nisan'da yapmis olacak, cunku sen onun yakalanmasinin ayni insanlarla yola devam etmek icin  artik "ilahi bir  gosterge" olduguna inanacak, inandirilacaksin. Herseyi geride birakmaya razi olur gibisin!

Evet,  bir insan canavarinin adalet onune cikarilmasina ramak kalmasi, yillarca cekilen acilara bir olcude merhem olacak. Kutla, sevin, ama bu halen var olan ve yasadigimiz gercekleri, siyaset adina yapilan rezillikleri, kisiliksizlikleri silemez, silmemelidir. Duygusal olma, gercekci ol, akilli ol, gelecegini, cocuklarinin gelecegini iyi dusun. Artik hergun onemlidir. 18 Nisan'da bugunun coskusuyla, duygusallikla ulkeyi yine ayni  insanlara bir bes yilligina daha  verme. Cunku su anda ortada gordugun  siyasetciler bugune kadar beceriksizliklerini, olcusuzluklerini, ilkesizliklerini defalarca kanitlamislardir. Bizleri bugunlere getiren, o gecmis aci dolu gunleri yasatanlar  onlar degil midir? Ne cabuk unutmaya niyetlisin?

Sana diyorlar ki: "Onumuzdeki secenekler bu, n'apalim, mecbursun ya ona ya buna oyunu vereceksin. Vermezsen demokratik davranmamis olursun, vatandaslik gorevini yapmamis olursun, sorumsuzluk yapmis olursun."  Yaaa, demek sen bu beynine ve sah damarina suluk gibi yapismis insanlardan birine oy vermezsen vatandaslik gorevini yapmamis olacaksin oyle mi? Bu kadar mi bizim gozlerimiz sasi oldu, gercekleri durbunun tersiyle gormeye basladik!   Istemedigin, seni, Ulus'u senelerdir igfal eden kisilere oy vereceksin oyle mi? Bu durumu surgit mesrulastiracaksin. Bunu yapmazsan onursuz olacaksin,   yaparsan insan olacaksin, onurlu olacaksin! Vay ki vay ...

 

HAYIR HAYIR!!!! 18 Nisan icin onunde  bir secenegin daha  var. Bu secenegi kullanman icin de en iyi zamanin simdi. Madem bugunlerde damarlarinda sicak bir kanin varligini hissediyorsun adrenalinin gorevini fazlasiyla yapiyor, surdur bunu... Ama bilincle kisiligini sahiplenerek, ne istedigini bilerek ve bildirerek, yuksek sesle ve acik  konus ki isitilesin. Cunki bu Ulus'un bir ferdi olarak bu ulkenin sahibi  sensin. Seni bugunku secim yasalarini, siyasi parti yasalarini degistirmeden 18 Nisan'a goturmek isteyenleri, Apo'nun yakalanmasini sana afyon gibi yutturmalarina firsat vermeden, soke et. Bugunden baslayarak, onlara her yerde, her an yuksek sesle guvenle ve kararlilikla  ve , evet, insanligina yakisacak en onurlu bir davranisla  sunlari  soyle:

Bir Turkiye Cumhuriyet'i vatandasi olarak bugunku TBMM'ni meydana getiren siz,

ANAVATAN PARTISI  MILLETVEKILLERI VE BASKANI MESUT YILMAZ,
FAZILET PARTISI MILLETVEKILLERI VE BASKANI  RECAI KUTAN,
DOGRUYOL PARTISI MILLETVEKILLERI VE BASKANI  TANSU CILLER,
DEMOKRATIK SOL PARTI MILLETVEKILLERI VE BASKANI BULENT ECEVIT,
DEMOKRATIK TURKIYE PARTISI MILLETVEKILLERI VE BASKANI HUSAMETTIN CINDORUK,
BUYUK BIRLIK PARTISI MILLETVEKILLERI VE BASKANI MUHSIN YAZICIOGLU,

SIZLERE SESLENIYORUM!

Benim oyum kutsaldir, namusumdur, onu kime, nasil verecegimi ben belirleyecegim. Ben, sizin onume koydugunuz, sizin sectiginiz kisilere muhurculuk yapmayacagim. Sizler,  sunlari derhal gerceklestirmedikce,  ben 18 Nisan'da oyumu ANAP,   FP, DYP, DSP, CHP, DTP, BBP, MHP' den hicbirinize vermeyecegim:

1- Secim yasasini degistiriniz. Asgari kosullarim sunlar: Dar bolgeli, ismen secmeli, cogunluk sistemine dayali iki turlu secim seklini getiriniz. TBMM aday adaylarini, kendiniz de dahil, yalniz ve yalniz delegelerin degil tum parti uyelerinin katilacaklari il il onsecimlerle belirleyiniz. Hicbir kisinin , kurulun  tayin ettigi kisiyi aday olarak bana muhurletmek icin "secim" olarak benim karsima getirmeyiniz.  Yurt disindaki yurttaslarimizin "Anayasal Hakki" olan oy verme islemleri icin uyum yasalarini cikariniz. Bu konularin ayrintilari kamu oyunda turlu sekillerde, bircok kisi ve kuruluslar  tarafindan dile getiriliyor. Ulus'un bagrina  gidiniz, Ulus'u dinleyiniz ve  gereken degisiklikleri   yapiniz. Rehberiniz Ulus olsun, Ulus size yol gosterecektir! Ulus'a kulak verin, onun isteklerini yerine getirin. Bunun adina "Ulusla yonetim" denir. Yani  Demokrasi dediginiz sey...

2- Siyasi partiler yasasini degistiriniz. Gercek Demokrasiyi once kendi partileriniz icinde gerceklestirecek yasal duzenlemeleri yapiniz.   Bu konularin ayrintilari kamu oyunda turlu sekillerde, bircok kisi ve kuruluslar  tarafindan dile getiriliyor. Ulus'un bagrina  gidiniz, Ulus'u dinleyiniz ve  gereken degisiklikleri   yapiniz. Rehberiniz Ulus olsun, Ulus size yol gosterecektir! Ulus'a kulak verin, onun isteklerini yerine getirin. Bunun adina "Ulusla yonetim" denir. Yani  Demokrasi dediginiz sey... (Yanlis okumadiniz/yazmadik, yukaridaki satirlari yineledik!)

3- Gercekten Demokratik ve insanlik onuruna saygili, insanlik haklarini ve hukuk Devleti'ni tam anlamiyla benim ve yurdumun her kosesinde sokaktaki yurttasin yasamina  gecirecek,    Turkiye'nin bu alanda Avrupa'nin da ustune  yucelmesine olanak verecek yasal duzenlemeleri gerceklestiriniz.  Bu konularin ayrintilari kamu oyunda turlu sekillerde, bircok kisi ve kuruluslar  tarafindan dile getiriliyor. Ulus'un bagrina  gidiniz, Ulus'u dinleyiniz ve  gereken degisiklikleri   yapiniz. Rehberiniz Ulus olsun, Ulus size yol gosterecektir! Ulus'a kulak verin, onun isteklerini yerine getirin. Bunun adina "Ulusla yonetim" denir. Yani  Demokrasi dediginiz sey...   (Yine yineledik!)

4 - TBMM'ne geri gidiniz, kollari sivayip derhal goreve baslayiniz, "yetimin ve sehidin hakkini" hak ediniz! 18 Nisan 1999'a kadar bu isleri bitiriniz, bitiremeyiz demeyiniz, bitiremezseniz secimleri erteleyiniz, bitirinceye kadar  da benim karsima gelip benden oy istemeyiniz. Bitirmeden 18 Nisan'da karsima gelirseniz sizlere o gun oy'umu vermeyecegim, cunku o benim namusumdur, onurumdur, bu sefer karsiligini pesinen almadan onu size  vermeyecegim.

Yurttas!

BIRINCI SECENEGIN:

Hicbir degisiklik talebinde  bulunmadan,   18 Nisan'da bugunku kosullarla sana yutturulacak yalanci bir "secim yapmis" olmak duygusunu yasamak, senin oy'unu simdiden cantalarinda keklik  gorenlerle   bugunku statukoyu  bir bes yilligina daha  uzatmak.

IKINCI SECENEGIN:

Yukarida 4 maddedeki asgari duzenlemeleri TBMM'den talep ettigini   18 Nisan'i beklemeden,  hemen  bugun tum yukaridaki partilere ve siyasetcilere yuksek sesle ve hicbir supheye yer vermeyecek bir sekilde iletmek,  oy'unu yok pahasina kaptirmayarak onlar uzerinde 18 Nisan'dan once yaptirima girismek.

Karar senin...  En onurlu ve demokratik davranisin  hangisi olacagina sen karar ver !!!

Birinci secenek icin, hicbir sey yapmana gerek yok, sirt ustu yatip yalnizca umit  beslemen yeter.

Eger, ikinci secenegi kendine layik goruyor, insanlik ve kisilik onuruna yakistiriyorsan bunu duyurmak icin  "davul,zurna, canak comlek de calmana gerek yok",  isteklerinin sembolu ve sesi olarak:

ISTER SAG YAKANA,  ISTER SOL YAKANA,  ISTER BAGRINA,
AMA SANA EN YAKISAN SEKILDE ...

KUCUK BIR MAVI BONCUK YA DA NAZAR BONCUGU TAK!  

HANI MILYONLARCA YURTTASIN HALA YAKALARINDA TASIDIKLARI
O  75. YIL ROZETINI TAKMAK KADAR KOLAY VE ONURLU BIRSEY...

HATTA NAZARBONCUGUNU O'NUN YANIBASINA DA TAKABILIRSIN!

Sonra "sessizce",  agirbasliliginla  yasamini 18 Nisan'a dogru surdur... Ve  onurla bekle...  Son koz senin elinde olsun.

"ACABA BU VATANDAS DEDIGINI YAPAR MI?"  DIYE BIRAK ONLAR DUSUNSUN 18 NISAN'A KADAR ...

BIRKAC MILYON YAKADAKI MAVI BONCUK'LARIN SESI ARSA ULASSIN...

O ZAMAN AYAKLARINA GELECEKLERDIR! ISTE O ZAMAN "EGEMENLIK ULUSUNDUR, ULUS DA BENIM !" DIYEBILECEKSIN, OVUNMEYE HAK KAZANACAKSIN!

EVET "SECIM SENIN ELINDE" VE COK BASIT, SU KUCUCUK DAVRANISI GOSTERMENIN SANA HICBIR MALIYETI OLMAYACAK, AMA BU DAVRANISI GOSTEREMEMENIN SANA VE NESILLERINE MALIYETI PEKCOK OLACAKTIR.

SAYGI VE SEVGILERIMIZLE,

EGEMENLiK ULUSUNDUR!


Bas tarafa dön

Egemenlik Ulusundur logosu